İçeriğe geç

#seninedebiyatın #omzumdakiikiarkadaş #hafızabakımı #yuzumevsimi

Snowglobe'un yazarı Soyoung Park ile Röportaj

Snowglobe'un yazarı Soyoung Park ile Röportaj

1-Parlak yanılsamalar dünyasında yaşıyoruz, ancak bunların bazılarının distopya olduğunu biliyoruz. Sizce distopya nedir?

Bana göre, yaşadığımız dünya başlı başına büyük bir distopya. Ütopyanın yalnızca sanal gerçeklikte var olabileceğine inanıyorum kullanıcının her şeyi kontrol ettiği ve ideal bir dünyanın nasıl göründüğünü tanımladığı bir ortam. Hepimiz farklı şeylere inanıyoruz ve farklı değerlerin peşinden giderken birileri kaçınılmaz olarak zarar görüyor. Benim için distopya tam olarak bu demek. Ama “kusursuz bir dünyada yaşamakta” değil, “yaşamakta” anlam buluyorum. Bu yüzden bu acımasız dünyada hâlâ sevebiliyor, gülebiliyor ve umuda tutunabiliyorum. Bu tema  Snowglobe’un merkezinde yer alıyor. Ana karakter Chobahm, çelişen arzuların girdabına kapılıyor. Sizi onun yolculuğuna katılmaya ve sıradan bir insanın distopik bir dünyada nasıl yol alıp hayatta kalabildiğine tanıklık etmeye davet ediyorum.

2- Bize bir sırrınızı verir misiniz?

Peki, işte en büyük sırlarımdan biri: Ben tam anlamıyla kitap kurdu değilim. İnsanlar yazarların çok okuduğunu düşünür ve bu birçok yazar için doğru. Ama ben onlardan biri değilim. Arkadaşlarım, “Daha çok okumak istiyorum ama odaklanmak çok zor,” dediğinde onları çok iyi anlıyorum. Sosyal medyada gezinmek ya da YouTube izlemek gibi değil; okumak, saf bir konsantrasyon gerektiriyor ve bu, dikkat dağıtıcı şeylerle dolu bir dünyada gittikçe zorlaşıyor. Bu yüzden romanlarımı yazarken, hikâye anlatmanın saf neşesini yakalamaya odaklanıyorum. Kitaplarımın Netflix, YouTube, TikTok gibi platformlarla rekabet ettiğini biliyorum, bu yüzden onları karşı konulmaz derecede sürükleyici hale getirmek için elimden gelenin en iyisini yapıyorum.

3- Eğer Snowglobe sizin için bir şarkı olsaydı, hangi şarkı olurdu?

Aklıma ilk gelen şarkı, geçen yıl bir imza gününde tanıştığım bir genç okurun yazdığı bir şarkı. Aslında, mevcut bir melodinin üzerine yazılmış sözlerden oluşuyor, ancak bu sözlerde Snowglobe’dan ilham alınmış. Kitabın temalarını bundan daha iyi yansıtan bir şarkı bulabileceğimi sanmıyorum. Minnettarlıkla bazı bölümlerini paylaşmak isterim: Tam soğuklara gömülmek üzereyken, biri beni buluyor Kehribar gözler bana bakıyor Sana tüm bu hikâyeleri anlatacağım Acımasız masallar akıp gidecek Unutma, kendini saklama Göster kendini, tanınmana izin ver Şu anda Snowglobe’da baharım, ama burada hâlâ kış

4- Eğer bir günlüğüne Snowglobe dünyasında yaşamak zorunda olsaydınız, nasıl bir karakter olurdunuz?

Açık dünyada yaşayan bir karakter olmak isterdim. Snowglobe’a çok yakın bir yerleşimde. Planım, son iş günümde bir enerji santralinde çalışmak, ardından yeni seçilmiş bir oyuncu olarak  Snowglobe’a trenle gitmek olurdu. Böylece hem açık dünyayı hem de  Snowglobe’u deneyimleyebilirdim! Biliyorum, kulağa biraz açgözlüce geliyor ama dünyayı keşfetme şansını kaçırmak istemezdim.

5- Eğer  Snowglobe’daki karakterlerden biriyle bir gün geçirme şansınız olsaydı, kimi seçerdiniz ve neden?

Bu gerçekten zor bir soru! Tüm karakterleri seviyorum. Ahlaki açıdan sorgulanabilir olanlar bile dahil. Herhangi biriyle vakit geçirmek ve onları daha iyi anlamak beni heyecanlandırırdı. Ama birini seçmem gerekirse, Yeosu’yu seçerdim. Nedenini söylemeyeceğim çünkü okuyucuların keşfetme keyfini bozmamak istiyorum. Tek söyleyebileceğim şu: Eğer Yeosu ile tanışma şansım olsaydı, ona minnetle ve saygıyla yaklaşırdım.

 

-Zehra İzgi